BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) 15. Taraflar Konferansı (COP15) ve Kyoto Protokolü’nün (KP) 5. Taraflar Buluşması (COP/MOP5), 19 Aralık 2009 Cumartesi öğleden sonra 15:36’da sonuçlandı.
Kopenhag, 2012 sonrası için adil ve sürdürülebilir bir iklim rejiminin şekillenmesi için Bali’de gerçekleştirilen COP13’de başlatılan 2 yıllık bir maratonun sonu olması açısından büyük bir öneme sahipti. Bali’de ortaya konulan yol haritası sonucunda iklim müzakereleri, BMİDÇS ve Kyoto Protokolü olmak üzere 2 hatta ilerlemesine ve 2012 sonrası yeni iklim rejimi için müzakerelerin Kopenhag’da sonlandırılması kararı ortaya konmuştu. Kopenhag zirvesi, COP15 (BMİDÇS), COP/MOP5 (KP), 2 adet yardımcı organlar (Yürütme Yardımcı Organı, SBI/ Bilimsel ve Teknolojik Danışma Yardımcı Organı, SBSTA), Uzun Dönemli İşbirliği Geçici Çalışma Grubu AWG-LCA (BMİDÇS) ve Kyoto Protokolü Geçici Çalışma Grubu AWG-KP (KP) olmak üzere aynı anda 6 resmi paralel süreçte yürütülen müzakerelere sahne oldu. Ayrıca, 16-18 Aralık 2009 tarihlerinde 115’e yakın dünya liderinin katılımıyla bir üst düzey oturum gerçekleştirildi. 2 hafta boyunca 40,000’den fazla akredite katılımcı tarafından takip edilen toplantılar ülke delegelerinin yanında sivil toplum kuruluşları, hükümetlerarası kuruluşlar ve medya tarafından da takip edildi. İklim müzakerelerini yıllardır takip eden deneyimli uzmanlar tarafından katılımcı sayısının yüksek olması tarihi bir olay olarak adlandırıldı. Peki Kopenhag’da 2012 sonrası için hukuki bağlayıcılığı olan bir anlaşmaya imza atılabildi mi? Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler müzakerelerin sonucundan mutlu mu? Sivil toplum sonuçtan umutlu mu? REC Türkiye olarak COP15 süresince güncel gelişmeleri, haberler ve röportajlar aracılığıyla sizlere aktardığımız güncelerimizin son sayısını müzakerelerin genel bir değerlendirmesine ayırdık. Süreç ile ilgili değerlendirmelerimizi; temel çıktılar, Kopenhag Uzlaşması ve yansımaları, COP 15’de özel sektör ve yerel yönetimler, COP 15’de REC ve COP 15’de Türkiye başlıkları altında bulabilirsiniz.
AB Çevre Müktesebatı ve Çevresel Sorumluluk Direktifi Tanıtıldı
“Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi” kapsamında, 29 Aralık 2009 tarihinde özel sektöre yönelik olarak düzenlenen “AB Çevre Müktesebatı ve Çevresel Sorumluluk Direktifinin Tanıtılması Paneli”, 36 temsilcinin katılımı ile İstanbul’da gerçekleştirildi.
Panele, Georges Kremlis (Bölüm Direktörü, Uyum Politikası ve Çevresel Etki Değerlendirme Bölümü, Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü), Prof. Dr. Hasan Fehim Üçışık (Hukuk Fakültesi Dekanı, Doğuş Üniversitesi), Mustafa Bağan (Genel Sekreter, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği) ve Zeynep Erben (Hukuk Müşaviri, Çevre ve Orman Bakanlığı) sunum ve konuşmalarıyla destek verdi.
Panel programı ve seminerde yapılan sunumlar REC Türkiye web sitesinden indirilebiliyor: http://www.rec.org.tr/?module=training&item=training_info&training_info_id=195
Çevre Denetçileri Eğitimleri Gerçekleştirildi
Temel proje yararlanıcısı olan Çevre ve Orman Bakanlığı ile işbirliği içinde REC Türkiye tarafından yürütülen “Çevre Alanında Kapasite Geliştirme” projesi kapsamında, 22-23 Aralık 2009 tarihlerinde Çevre Denetçileri Eğitimleri Ankara'da gerçekleştirildi.Çevre ve Orman Bakanlığı denetçilerinin katılımı ile düzenlenen eğitim, proje kapsamında çevre denetçilerine yönelik olarak planlanmış olan yedi eğitimin ilk ikisini oluşturuyordu. Her iki gün de 20 denetçinin katıldığı eğitimlere Robert Bakx sunumları ile katkı sağladı. Diğer beş eğitim ise il müdürlüklerine yönelik olarak gerçekleştirilecek.
Sivil Toplum Kuruluşları Habitat Direktifi için Buluştu
AB Habitat Direktifi’nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü başlıklı seminer, ana yararlanıcısı Çevre ve Orman Bakanlığı olan ve REC Türkiye tarafından yürütülen “Çevre Alanında Kapasite Geliştirme” projesi kapsamında düzenlendi.
Avrupa Birliği Çevre Müktesebatı kapsamında yer alan Habitat Direktifi, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin korunması gerekli olan alan ve türlerini nasıl belirleyeceklerini ve bir ağ olarak nasıl koruyacaklarını açıklayan bir yönetmelik. Habitat Direktifi’nin Türkiye ulusal mevzuatına uyumlaştırılması ve sonrasında uygulanması sürecinde sivil toplum kuruluşlarının da önemli işlevleri olacak.
Sivil toplum kuruluşlarının Habitat Direktifi hakkında bilgilenmesi ve sivil toplum kuruluşlarında çalışan uzman ve yöneticilerin aktif rol üstlenmesine katkı sağlamayı hedefleyen seminer, 17 Aralık 2009 tarihinde İstanbul’da Ortaköy Princess Hotel'de gerçekleştirildi.
Seminer programı ve seminerde yapılan sunumlar REC Türkiye web sitesinden indirilebiliyor: http://www.rec.org.tr/?module=training&item=training_info&training_info_id=191
Çevresel Bilgiye Erişim ve Sivil Toplum Semineri
Temel proje yararlanıcısı olan Çevre ve Orman Bakanlığı ile işbirliği içinde REC Türkiye tarafından yürütülen “Çevre Alanında Kapasite Geliştirme” projesi kapsamında, AB Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi’nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü başlıklı seminer 18 Aralık’ta İstanbul Ortaköy Princess Hotel’de düzenlendi.
Seminer, sivil toplum kuruluşlarının “Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi”nin içeriği hakkında bilgilenmesini, bu direktifi nasıl kullanacaklarını ve bu süreç esnasında üzerlerine düşen rolleri kavramasına katkı sağlamayı amaçlıyordu.
Seminerde, ilgili AB direktifinin incelenmesinin yanı sıra; STK’ların AB direktiflerinin uygulanması aşamasındaki rolleri incelendi ve katılımcıların ve eğitimcilerin karşılıklı etkileşim içerisinde gerçekleştirdikleri grup çalışmaları ve örnek durum incelemeleriyle konunun detaylı olarak tartışılması sağlandı.
Seminer programı ve seminerde yapılan sunumlar REC Türkiye web sitesinden indirilebiliyor: http://www.rec.org.tr/?module=training&item=training_info&training_info_id=193
AB Çevre Müktesebatı Semineri
Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi kapsamında, “AB Çevre Müktesebatı Semineri” 22 Aralık 2009 tarihinde Ankara’da Bilkent Otel’de gerçekleştirildi. Çevre ve Orman Bakanlığı çalışanlarının çoğunluğu oluşturduğu seminerde Sanayi ve Ticaret, Sağlık, Ulaştırma, Tarım ve Köyişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıkları’ndan temsilciler de katıldı. Avrupa Birliği’nin Yapısı, AB Müktesebatı, AB Çevre Müktesebatı gibi konuların ele alındığı seminerde konuşmacı olarak AB Uzmanı Can Baydarol ve REC Türkiye Direktör Yardımcısı Kerem Okumuş yer aldı.
Proje Geliştirme Eğitimi
Çocuklarımızın hayallerini gerçeğe dönüştürmek amacıyla 'Hayalden Gerçeğe' projesini hayata geçiren Procter & Gamble; Darüşşafaka öğrencilerinin sanat, kültür, spor ve çevre konularında, kendi projelerini geliştirmelerini destekleyerek geleceğin liderleri olmaları için onları teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda REC Türkiye öğrencilerimizin proje fikirlerini geliştirme ve uygulama aşamalarında onlara yol göstermek ve "Proje Geliştirme" kavramı ile onları tanıştırmak için 16-17 Aralık 2009 tarihlerinde iki gün boyunca Darüşaffaka İstinye kampüsünde öğrencilerimize "Proje Geliştirme Eğitimi" vermiş ve geleceğin liderlerine ışık tutmanın mutluluğunu yaşamıştır. PG "Hayalden Gerçeğe" projesi ile Darüşaffaka öğrencilere iki yıl süresince geliştirecekleri projelerine 1 milyon TL lik finansal destek sağlayacak.
21 Aralık’ta Brüksel’de düzenlenen Hükümetler Arası Konferans’ta Türkiye’nin çevre müzakere başlığı açıldı. Türkiye böylece, üyelik sürecindeki toplam 35 fasıldan 12’sinde müzakereleri başlatmış oldu. AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, yaptığı konuşmada, çevre müzakere başlığının açılmasının önemine vurgu yaparak "Türkiye'nin AB treni rayında ilerlemeye devam ediyor," dedi.
TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili Hatay Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Avrupa Birliği (AB) müzakerelerindeki en zor başlığın çevre olduğunu belirterek, “Türkiye bu başlıktaki çalışmalar için yaklaşık 86 milyar avro yatırım yapacak,” açıklamasını yaptı.
Aralık ayında inşaat sektöründe yeni bir uygulama başladı. Buna göre; artık binaların ısıtma, soğutma, aydınlatma vb. için ne kadar enerji harcadığını ve atmosfere ne oranda sera gazı salımı yaptığını belgeleyen kimlikleri olacak. XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği, artık enerji kimlik belgesi ile birlikte ısı yalıtımının zorunlu olduğunu, ancak tüketicileri yalıtıma yönlendirecek finansal teşviklerin hâlâ eksik olduğunu bildirdi.
Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde naylon poşet kullanımını azaltmak için çalışmalar yapılıyor. İstanbul Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, 1 Mart’tan itibaren Kadıköy’de naylon poşet kullanımını yasaklarken, Ordu Valiliği üniversite ile ortaklaşa yürüttüğü kampanyayla bez torba kullanımını artırmaya çalışıyor. Valilik bu amaçla ilde bez torba dağıtımı yapıyor.
Kardemir, demir-çelik üretimi sonucu doğaya saldığı gazdan elektrik üretmek üzere yeniden yapılanıyor. Türkiye Kalkınma Bankası’ndan 41 milyon dolar kredi alan Kardemir, tesisleri bünyesinde 50 megawatt’lık (MW) elektrik santrali kuracak. Genel Müdür Fazıl Demirel yaptığı açıklamada, enerji yatırımına yıllık 60 milyon dolar civarında bütçe ayırdıklarını, bu yatırımla birlikte 30 milyon dolar tasarruf sağlayacaklarını belirtti.
İspanya 1 Ocak’tan itibaren dördüncü defa AB dönem başkanlığı görevini üstlenecek. 6 ay süreyle dönem başkanlığı yapacak olan İspanya’nın öncelikleri ekonomi, Lizbon anlaşmasının uygulanması, cinsiyet ayrımcılığının önüne geçilmesi ve Avrupa’nın küresel liderlik gücünün arttırılması. Kopenhag çıktılarının yönetilmesi konusu da yine İspanya’nın dönem başkanlığının öncelikli konularından olacak.
22 Aralık’ta Brüksel’de AB çevre bakanları arasında düzenlenen toplantıda Kopenhag’da düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı’nda alınan sonuçlar tartışıldı. Bakanlar Kopenhag’dan çıkan sonuçları hayal kırıklığı olarak değerlendirirken AB’nin iklim değişikliğinde liderliğini ve istekliliğini devam ettirmesi gerekliliği görüşünde birleştiler. 15- 17 Ocak 2010’da AB çevre bakanları İspanya’nın Sevilla şehrinde tekrar bir araya gelerek görüşmelerini sürdürecekler.
22 Aralık Salı günü AB çevre bakanları bir araya gelerek Avrupa Komisyonu’ndan “kimyasal kokteyl” konusunda yasadaki açıkların kapatılmasını ve harekete geçilmesini istedi. Bakanlar, Komisyon’dan 2010’da kimyasal karışımların endokrin dengesini nasıl bozduğunu ve yürürlükteki mevzuata dayanarak bununla nasıl baş edilebileceğini ve daha sonra 2011’de gerekli görülürse yeni yasalar yapılmasını göz önünde bulundurmalarını istediler. Bilimciler, kimyasal kokteyl adı verilen karışımlardan bazılarının, günlük evsel kullanımda, örneğin ayakkabılar, mama şişeleri, teneke kavanozlar, DVD’ler, yer karoları gibi yaygın kullanılan ürünlerde de bulunduğuna dikkat çekiyor. Zararlı etkileri ise en fazla çocukluk döneminde görülüyor.
Polonya, ambalaj atıklarına ilişkin ulusal mevzuatını, AB yasası düzenlemeleri doğrultusunda güçlendirme hazırlığında. İşletmelerin kayıt defterleri ambalaj atık yönetimini içerecek ve bu da Polonya’nın 2014 atık geri dönüşümü ve kazanımı hedeflerine ulaşması bakımından büyük bir ilerleme olacak. Polonya’nın geri dönüşüm hedefleri ise, ‘yüzde 22.5 plastik, yüzde 50 alüminyum ve çelik, yüzde 60 kağıt/ karton/ cam ve yüzde 15 ahşap’ şeklinde.
Tutuklu Bulunan Eylemciler için Facebook’ta Destek Kampanyası
Danimarka Yüksek Mahkemesi’nin kararıyla Greenpeace’den dört iklim eylemcisi, yılbaşını Kopenhag’da hapiste geçirecek. Hollanda, Norveç, İspanya ve İsviçre uyruklu dört iklim kahramanı, geçen Perşembe günü Kraliçe Margrethe II’nin Kopenhag iklim zirvesine katılan devlet başkanlarına verdiği davet sırasında, kırmızı halı üzerinde yaptıkları eylemden sonra tutuklanmışlardı. Eylemcilerin serbest bırakılmaları için Greenpeace Akdeniz’in Facebook sayfasında destek kampanyası başlatıldı.
Kopenhag iklim zirvesinin hayal kırıklığıyla bitmesinin ardından, Greenpeace tarihi Galata Kulesi’nin üzerine Türkçe, Arapca, İbranice ve İngilizce olmak üzere dört dilde ‘Kopenhag: İşimiz bitmedi!’ mesajını projeksiyonla yansıttı. Greenpeace bu eylemiyle Kopenhag sürecini tıkayan büyük devletlerin yanı sıra, Ortadoğu liderlerini de çok geç kalmadan daha güçlü ve yasal bağlayıcılığı olan bir anlaşmayla iklim değişikliğini engellemeye çağırdı.
Londra Bermond Meydanı’ndaki yeni yıl ağacı 35 bisikletin tekerleğinden yapıldı. Tasarımcısı mimar Sarah Wigglesworth, yeni yıl ağacını yapmak için ihtiyaç duyduğu bisikletleri Re-cycle adlı sivil toplum kuruluşundan aldı. Bu kuruluşun çalışanları, İngiltere'de kendilerine bağışlanan eski bisikletleri onararak Afrika'da ihtiyacı olan insanlara yolluyorlar. Yeni yıl ağacının hayata geçmesi için çaba harcalayanlar şöyle söylüyor: "Bu ağaç yıllarca kullanılabilir. Çünkü ağacı tasarlarken sökülebilir ve depolanabilir şekilde tasarladık. Bu ağaç bizim için önemli. Bu ağaç sayesinde Londra'da yaşayan insanlara bisiklete binmenin önemini hatırlatabileceğiz."
ABD’nin Alaska eyaletinde 20 yıl önce Exxon-Valdez tankerinin kaza yaptığı koyda, bu kez petrol yayılmasını önlemedekullanılan römorkörü kaza yaparak çevreye motorin saçtı. ‘Crowley Denizcilik’ şirketinin römorkörü, Exxon-Valdez’in 11 milyon varil ham petrol dökerek doğayı kirlettiği yer olan Prens William Koyu’nda sığ kayalığa oturdu. Römorkörün iki yakıt tankından 126.8 ton motorin denize döküldü. Bu miktar, 500 tonluk dev römorkörün taşığı yakıt miktarının dörtte birini oluşturuyor.
Dünyada başka örneği olmayan osmotik enerji santrali projesi, tatlı suyla tuzlu suyun birleşmesi sırasında oluşan basınç farkını kullanarak enerji üretmeyi öngörüyor. Osmotik enerjiüretme esasına göre, iki su kütlesi arasına yarı geçirgen bir tabaka yerleştiriliyor; tatlı suyun, seyreltmek üzere doğal olarak tuzlu suya yönelmesi basıncı yükseltiyor. İki su kütlesi arasındaki akım, türbinle elektrik ve ısı üretiminde kullanılıyor. Statkraft şirketinin başkanı Bard Mikkelsen, bu projenin, küresel ısınmanın yol açtığı sorunlarkarşısında önemli bir çözüm seçeneği sunabileceğini söyledi.
Yasal açıdan bağlayıcı olmayan ve zirveye katılan delegelerin resmen onaylamadıkları anlaşma uzmanlar tarafından “işe yaramaz” bir metin olarak nitelenirken anlaşmaya bir darbe de piyasalardan geldi. Avrupa Birliği (AB) karbon tahsislerinin, yaklaşık bir yıllık dönemin en düşük seviyesine inmesiyle karbonun tonu yüzde 8.7 düşerek €12.40’tan işlem gördü.
Muğla'nın Köyceğiz ilçesindeki Yuvarlakçağ ırmağına kurulacak hidroelektrik santraline (HES) tepki günden güne büyüyor. Santral inşaatı yüzünden 300 yıllık çınar ağaçlarının kesilmesi, çevrecileri çileden çıkardı. Santralin yapılacağı yerin yakınındaki Pınar Köyü’nde toplanan yaklaşık 3,000 kişi Yuvarlakçay’ın su kaynağına doğru yürüyüşe geçti. Akfen Holding’e bağlı Beyobası Enerji Üretim A.Ş. tarafından kurulacak ve 48 yıl işletilecek santrale tepki içeren yazıların bulunduğu dövizler ve Türk bayrakları taşıyan köylüler, çevreciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan kalabalık gruba, Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, Muğla milletvekilleri Ali Arslan ve Güray Ergin’in yanı sıra,müzisyen Leman Sam ve bazı Hollandalı ziyaretçiler de destek verdi. 10 kilometre boyunca süren yürüyüşün ardından, kesilen asırlık çınarların yerine 35 fidan dikildi. Ali Arslan, Yuvarlakçay’daki ağaç ve doğa katliamını TBMM gündemine taşıyacağını söyledi.